Ana Sayfa / Bahadır Özgün Kimdir…

Bahadır Özgün Kimdir…

Elli yaşına geldiğimde bir de baktım ki;

“İnsanımız için siyaset yapma hayallerini kurarken, menfaatlerden ve insanımızdan uzak kalmışım..!”

Oysa fikrimce, siyaset yapanların kendileri için hiç bir talebi olmamalıydı. Kitlelerde onların arkasından tam da bu nedenle yürümeliydi.

Uzatmadan, sözün özünde; “Günümüz siyaset sistemi hiç ama hiç bana göre değilmiş, anladım…”

Artık iş hayatında zorunlu görev ve haller dışında bulunmak da istemiyordum. Kendime başka uğraşlar bulmam en doğrusuydu. Belki takdire değer bir iş elimden gelemeyebilirdi ama çabası bile yeter diye düşünmekteyim. Peki ama hedef ne olmalıydı..?

Üstün olarak sınıflandırdığımız insanın düşünsel ve algısal olarak kendini ifade edebildiği, anladığı, yorumladığı ve özümleyebildiği yani zekası ve eli ile yaratılan, görünenin ötesinde kendi iç dünyasını, bakış açısını, tüm heyecan ve tutkusunu, hüznünü sevincini aktarabildiği bir araç, bir belge; SANAT benim için ideal bir hedef olabilirdi…

İnsanoğlunun yaradılışında bile bir ilham vardı. Eşi benzeri olmayan insan vücudu aklı, ruhu ve dinamiği ile canlı cansız tüm varlıklar üzerinde yorum yapabilme, anlamlar yükleme, denetleme, şekillendirme gibi yetileri ile sanki bir sanat eseri olarak yaratılmamış mıydı..?

Aslında sanatla uğraşı sanki içgüdüsel bir dürtü gibi geliyordu bana. Nice düşünürün ve filozofun var oluştaki sırları ve insanı çözmeye çalışma tutkusu gibi, aklı temsil eden insanın yanıt aranması gereken panoraması dahilinde sanat ve insan arasındaki ilişki de vardı…

İnsana bakma, insanı sanatta göz ardı etmeme, sanat insan bağını her bakımdan ele alma sanatın özü olan insanın sanata yaklaşımı ve neden varlığını sanatla baki kılmak istediğini ancak yine bu sırrın kaynağı olan insana bakarak anlayabiliyoruz.

Bir zamanlar yaşanmış bir duyguyu başkalarına da hissettire bilme isteği bir ego olabilir tabii ki. Ancak bunu hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerde ifade edebilme özel bir beceri midir?

Bilemiyorum…

Ama artık anlamaya çalışacağım…

 

Bahadır Özgün Özgeçmiş:

21 Mayıs 1964′ te Ankara’ da doğdum.

İlk, Orta ve Lise öğrenimimi TED Ankara Koleji ve Yenişehir Kolejlerinde bitirdikten sonra yüksek öğrenimimi Hacettepe Üniversitesi Muhasebe Bölümünden tamamladım. Üniversite eğitimim sonrası İngiltere Oxford’da yabancı dil eğitimi ve sonrasında da iletişim ve grafik sanatlar üzerine çeşitli eğitimler aldım.

Çocukluk yıllarımda başlayan çalışma hayatında grafik sanatlar üzerine birçok meslek dalında çalışmıştım. Yurtdışı eğitimim sonrası eşim Elif hanım ile 1995 yılında evlenerek Bursa’ya yerleştim ve tekstil tasarımı konusunda faaliyet göstermek üzere EBteks Tekstil Ltd.Şti.’ni kurdum. Kumaş üretimi yanı sıra bir çok yurt dışı tekstil firmasının Türkiye temsilciliğini gerçekleştirirken, tekstil ithalat ve ihracat faaliyetlerinde bulundum.

Gerek yurt içi, gerekse yurt dışı firmalar nezdinde saygın ve güvenilir bir noktaya ulaşmamız sonrası, müşterilerimize sunduğumuz hizmeti sadece tekstil sektöründe sınırlı kalmayacak şekilde sunabilmeyi amaçladık. Firmamızın ünvanını EB Strateji Planlama ve Turizm Ltd.Şti. olarak değiştirerek yerli ve yabancı firmalara idari, finansal ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunmaya başladık. Halen birçok ülkede çeşitli firmalara danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Bugüne kadar görev aldığım dernek ve STK’lar;

1990 – 1992 Ankara Keçiören Leo Kulübü Başkanlığı

1992 – 1994 Leo Kulüpleri 118-U Yönetim Çevresi (District) Kurucu Başkanlığı

2009 – 2011 GESİAD Bursa Genç Sanayici İşadamları Derneği Başkanlığı

2009 – 2010 TÜGİK Türkiye Genç Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği

2010 – 2012 TÜGİK Türkiye Genç Sanayici ve İşadamları Konf. Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği

2012 – 2015 GESİAD Bursa Genç Sanayici İşadamları Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı

2012 – 2015 MARSİFED Marmara Sanayici İşadamları Dernekleri Federasyon Başkanlığı

2013 – 2015 TÜRKONFED Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği

Yurt dışı ticari faaliyetlerimin yoğunlaşması nedeniyle 2015 yılından bugüne her hangi bir dernek ve kuruluşta üyeliğim bulunmamaktadır.

Hayatım boyunca siyasal düşüncemi olgunlaştırmaya çalıştım. Öğrenmenin ve gelişimin ancak ve ancak objektif yaklaşım ile gerçekleşebileceği inancı ile ortaokul yıllarımda tüm siyasi parti liderlerini bizzat dinleme şansını yakaladım. MHP lideri rahmetli Alparslan Türkeş başta olmak üzere, İşçi Partisi lideri merhume Behice Boran, CHP lideri rahmetli Bülent Ecevit siyasi düşünceme yön vermeme vesile olmuş değerli kişilerdir.

Bu değerli şahsiyetlerin bizzat kendilerinden dinlemiş olduğum ideolojik görüşleri birbirlerinden çok uzak siyasi duruşları olsa da; kendilerince doğru siyasal düşünceleri bana tüm bu düşünceleri sentezleme şansı verdi. Ancak bu sentezleme sonrası ortaya çıkan siyasi düşünceler ne yazık ki, her hangi bir siyasi çatı bulamama durumuna da sebep oldu. İşte tam da bu nedenle kısa bir süre Doğru Yol Partisi Gençlik Kolları Genel İdare Kurulu Üyeliği görevinde bulunmamın dışında herhangi bir parti bünyesinde uzun soluklu faaliyette bulunamamıştım.

Gönülden inandığım Atatürk Türkiye’sinin bekası siyasi duruşumun temelini oluşturmaktadır. Özellikle PKK terör örgütü elemanlarının Habur Sınır Kapısından yurdumuza gireceği bilgisi sonrasında artık sessiz kalınmaması gerektiğini düşündüm ve bu nedenle bir siyasi partiye üye olma sorumluluğu duydum. Bu süreçte Hak ve Eşitlik Partisi’ne üye oldum ve Genel Başkan Yardımcılığı görevini 28.12.2009 tarihine kadar yürüttüm. Bu tarihte ise gördüğüm lüzum üzerine Hak ve Eşitlik Partisi üyeliğinden ve partideki tüm görevlerimden istifa ettim.

Özellikle LEO District Başkanlığım sürecinde tanıştırıldığım ve içlerine alınmak istendiğim Fettullah Gülen’i hiçbir zaman samimi ve milli bulmamıştım. 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri öncesinde Gülen Cemaatinin direkt saldırısına uğrayan MHP saflarında yer alma gerekliliğine inandığım için bu dönemde Bursa’dan MHP milletvekili aday adayı oldum. Ancak zaten bilinir ve bilinmelidir ki; adaylığım sadece bir duruş, bir tavır anlamı taşımaktaydı ve bu düşüncem tüm kesimlere basın aracılığıyla da duyurulmuştu.

30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde ise eski adıyla İşçi Partisi, bugünkü adı ile Vatan Partisinin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı teklifini çalışma hayatımın yoğunluğu nedeniyle kabul edemeyeceğimi bildirdim.

Bu tarihten sonra ise siyasi düşüncelerimin mevcut her hangi bir siyasi çatı altında anlaşılmasının mümkün olmadığı düşüncesi ile politik faaliyetlerde bulunmama kararı almış ve bu düşüncemi de kamuoyu ile paylaşmış bulunmaktayım.

Bu karar sonrasında iş hayatında yıllardır tasarım üzerine çalışmış bir kişi olarak, kendimi sanatsal faaliyetler konusunda geliştirmeye ve hayatıma farklı bir yön vermek istedim. Artık sivil toplum ve siyasal faaliyetlerden kendini çekmiş bir kişi olarak sadece sanatı ve insanı anlama adına kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Sosyal hayatın kaynağı, yaşamın tadı ve geleceğin temel taşı ailedir inancım ile mutluluğu ailesinde arayan bir insan olarak 1996 yılından beri Elif hanım ile evli olup; ideallerimi yaşatacağına inandığım bir kız evladım vardır.